1/31/2010

Düşündünüz mü hiç ?

Biz,binde bir karşımıza çıkan dostluk,arkadaslık firsatlarını ne yapıyoruz? Aksamüstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konusabileceğimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun,belimizi kavrayan bir elin,uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu ? Değerini biliyor,biricikligini,benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?

Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni firsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir.Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların,eskitmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalarız bir gün.

Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz ya da olanlar olmasi gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yildızların gömüldüğü maziye kilitlenir.

Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "birgün" geçmişte kalmıştır. "Nasıl olsa ilerde bir gün tekrar karşıma çikar" dediğiniz kişi tam da
o gün bu zalim şehri terk etmiştir, boş yere bu sokaklarda aranırsınız..

Birlikte olduğunuz, tanıdığınız insanların, dostlarınızın, arkadaşlarınızın,aşkınızın değerini ne kadar biliyorsunuz ? ne kadar farkındasınız ? Düşündünüzmü hiç ?

Hiç yorum yok: